Bulgur Pilavına Hangi Yağ Konur?
Kayseri’de büyümek, her anlamda bir macera gibiydi. Her mevsim, her gıda, her gelenek bir şekilde insanın ruhunu derinden etkiliyordu. Bugün size bir yemek üzerinden anlatmak istiyorum, ama aslında bu yemekle ilişkili olan duyguları, anıları, kimlik arayışlarını. Bulgur pilavı… Basit bir yemek gibi gözükse de, benim için çok daha fazlası. Bir anlamda geçmişimle, ailemle ve duygularımla bağ kurduğum, o küçücük mutfakta geçen saatlerin yansıması.
Odaya Gelen Kokular
Kayseri’nin sokaklarında, sabahları güneş daha farklı doğar. O sıcak sarı ışıklar yavaşça odaya sızarken, annemin mutfakta bulgur pilavı yapmaya başladığını duyduğumda kalbimde bir şeyler hareketlenirdi. O kokular birden her şeyi hatırlatırdı. Annemin mutfakta dolaşırken çaldığı o eski şarkı, yavaşça kaynayan tencerenin sesi… Ama en çok da, bulgura konacak yağın kokusu.
Hangi yağı koyduğuna dikkat ederdim. “Bu kez zeytinyağı mı, yoksa tereyağı mı?” diye sorardım. Annem genellikle tereyağını tercih ederdi, çünkü “tuzlu, sade bulgurlar tereyağı ile daha güzel olur” derdi. Ama zeytinyağının da o yumuşacık dokusu, özellikle pilavın üzerine yayıldığında bambaşka bir lezzet yaratırdı. Bir yandan heyecanla, hangi yağ olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da annemin yüzüne bakar, kararını sabırla beklerdim. Onun kararı genellikle ağaç yaşken eğilir misali, mutfak deneyiminden gelirdi.
Kendi Seçimim: Zeytinyağı mı, Tereyağı mı?
O gün, kendi başıma bulgur pilavı yapmaya karar verdiğimde ne kadar zor bir seçimle karşı karşıya olduğumu fark ettim. Annemin tarifini defalarca dinlemiştim, ama iş işten geçtiğinde hangisinin doğru olduğunu bir türlü bilemedim. Zeytinyağını mı koymalıydım, yoksa annemin gibi tereyağını mı?
Kafam karışıktı. Kendi tarifimi bulmalıyım, bir şekilde kendi lezzetimi yaratmalıydım. Bu kadar basit bir yemek bile bazen insana ne kadar duygusal bir yük yükleyebilir, tahmin edemezsiniz. Zeytinyağının o hafif acılığı mı, yoksa tereyağının o yoğun, hafif tatlı aroması mı? Hangi seçim, beni daha çok ben yapacaktı?
Bir süre düşündüm. Sonra mutfağa girdim, kendi kalbimi dinleyerek tereyağını seçtim. Belki de o seçim, sadece pilavın tadını değil, içimdeki “aile” duygusunu da yansıttı. Annemin o mutfaktaki rahat ve huzurlu hali gözümün önüne geldi. O pilav, onun elleriyle yapılmalıydı gibi hissettim. Tereyağı, yalnızca bir malzeme değil, bir geçmişti.
Pilavın Üzerindeki Son Dokunuş
Pilav piştikten sonra, o mis gibi tereyağı kokusu etrafı sardığında, kalbimde bir rahatlama hissettim. Küçücük bir seçim, ama bu seçim benim için çok anlamlıydı. Kayseri’deki evdeki huzur, annemin mutfakta olma hali, o kaybolmuş zamanlar… Bulgur pilavına hangi yağ konması gerektiği sorusunun aslında çok daha derin bir anlam taşıdığına karar verdim. Tereyağı, o sıcaklığın, o aile huzurunun simgesiydi.
Ama sonra düşündüm. Zeytinyağı, belki de gençliğimin enerjisini, farklı bir hayatı simgeliyor olabilirdi. Zeytinyağının ferahlatıcı, özgürleştirici tadı… Yani, her yağın kendi hikâyesi var ve her biri, o günkü ruh halime göre doğru oluyordu.
Hayal Kırıklığı ve Umut
Gerçek şu ki, bulgur pilavı yaparken yağın önemi aslında sadece malzeme olmaktan çıkar, bir anlam taşır. Tereyağı koyduğumda annemin mutfağındaki huzuru, geçmişi hissettim. Zeytinyağı koyduğumda ise belki de biraz daha genç, biraz daha cesur ve özgür birini buldum. Bu seçim, sadece yemek değil, kendimi ifade etmenin, bir parça kendimi bulmanın yolu gibi oldu.
Bulgur pilavına hangi yağın konacağı, aslında çok derin bir soru. Belki de cevabın çok net bir şekilde verilmemesi, onun güzelliği. Çünkü her bireyin duygusu, anısı, hayatı farklı. O yüzden belki de bulgur pilavına en iyi yağı koymak, sadece damak tadı değil, ruh durumuna bağlı. Ve benim ruhum o gün tereyağını seçti, çünkü içimde hala çocukluk zamanları vardı.
Sonuçta, Yağ Ne Olursa Olsun…
Zeytinyağı ya da tereyağı, her ikisi de kendine özgü bir tat bırakıyor. Ama ben, o bulgur pilavını annemin tarifine sadık kalarak yaptığımda, yalnızca bir yemek değil, o sıcak, samimi atmosferi de yaşadım. Yağ ne olursa olsun, bu yemekle birlikte bir parça geçmişimle barıştım ve geleceğe umutla bakmaya başladım.